DURAN ATAK
|
25 Haziran 2026 - 11:36 duran.atak@hotmail.com
DURAN ATAK TÜRK FUTBOLUNDA ÇÜRÜME VE KAYBOLAN GÜVEN Türk futbolunun içinde bulunduğu tabloyu görmek için uzun analizlere gerek yok. Milli takımın aldığı sonuçlar ve ortaya koyduğu performans, yıllardır biriken sorunların artık gizlenemez hale geldiğini gösteriyor. Sahadaki başarısızlık aslında yönetimsel başarısızlığın bir yansımasından başka bir şey değil. Yıllardır futbolumuzun en büyük problemi, oyunun kendisinden çok oyunun etrafında oluşan kirli düzen oldu. Hakem tartışmaları, kulüpler arasındaki bitmeyen gerilimler, federasyon kararları ve futbolun asli unsurlarının geri plana itilmesi, Türk futbolunu her geçen gün biraz daha geriye götürdü. Bugün geldiğimiz noktada Avrupa'nın önde gelen futbol ülkeleriyle aramızdaki makas açılmaya devam ediyor. Futbolun en üst yönetim kademelerinde güven sorunu yaşanırken, sahada adalet duygusunun zedelenmesi de kaçınılmaz hale geliyor. Adalet yalnızca futbolcular ve teknik adamlar için değil, yöneticiler için de geçerli olmalıdır. Geçmişte yaşanan olaylar unutularak yeni bir sayfa açılmaya çalışıldığında, toplumun hafızasındaki soru işaretleri ortadan kalkmıyor. İnsanlar artık futbolda başarıdan önce adalet görmek istiyor. Aslında sorun sadece federasyonda değil. Federasyonu seçen kulüpler de bu yapının bir parçası. Kendi içinde kurumsallaşamayan, günü kurtarmaya çalışan ve uzun vadeli planlama yapamayan kulüplerin oluşturduğu sistemden farklı bir sonuç beklemek gerçekçi olmaz. Yönetim anlayışı tepeden tırnağa değişmedikçe futbolun değişmesini beklemek de hayal olur. Diğer yandan Türkiye'nin spor gerçeğine daha geniş açıdan bakması gerekiyor. Son yıllarda voleybol ve basketbolda elde edilen uluslararası başarılar ortada. Kadın voleybolunda dünya çapında kazanılan başarılar, basketbolda kulüplerimizin ve milli takımlarımızın ortaya koyduğu mücadele, aslında doğru planlama yapıldığında neler başarılabileceğini gösteriyor. Ancak bu branşlar hâlâ futbolun gölgesinde kalıyor. Televizyonlarda, gazetelerde ve sosyal medyada futbolun kapladığı alanın çok küçük bir bölümü bile diğer branşlara ayrılmıyor. Gençlerimize alternatif spor kültürü oluşturmak yerine, tüm dikkat ve kaynaklar futbola yönlendiriliyor. Sonuç olarak ne futbolda beklenen başarı geliyor ne de diğer branşlar hak ettiği değeri görebiliyor. Daha acısı ise ata sporumuz güreşin yaşadığı gerileme. Bir zamanlar meydanları dolduran güreş organizasyonları bugün birçok bölgede eski ilgisini göremiyor. Spor kültürünü yalnızca futbola indirgediğimizde, aslında kendi değerlerimizi de kaybetmeye başlıyoruz. Türk futbolunun bugün ihtiyacı olan şey yeni tartışmalar değil; şeffaflık, liyakat ve hesap verebilirliktir. Sorunları konuşmaktan kaçmak yerine cesaretle yüzleşmek gerekiyor. Çünkü kabul etmek gerekir ki mesele birkaç maç kaybetmek değil, yıllardır yanlış yönetilen bir sistemin artık alarm vermesidir. Türk futbolu bir an önce toparlanmalı aksi halde başka ülkelerde doğmuş, büyümüş sporcular milli takımı seçmez olacaklar, Deniz UNDAV gibi. Umarım yeni sezon, sadece takımların değil, futbol anlayışımızın da yenilendiği bir dönem olur. Çünkü Türk futbolunun en çok ihtiyaç duyduğu şey yeni transferler değil, yeniden kazanılmış bir güven ortamıdır. Güven olmadan başarı, başarı olmadan da kalıcı bir futbol kültürü inşa etmek mümkün değildir.
X
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.
X
Makaleye hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
FOTO GALERİ
SON DAKİKA HABERLERİ
|