BURAK KAÇAR VE MUHAMMED ÖZENÇ’E YENİ GÖREV

Okuduğunuz haber
“BEN ADAYLIĞI DEĞİL, ADALETİ KAYBETTİM!”

ÇORUM TSO BAŞKAN ADAYI GÖKHAN KERMAN: “HER İLÇENİN GÜCÜ, ÇORUM’UN KAZANCIDIR”

Anasayfa   /    Siyaset    /    “BEN ADAYLIĞI DEĞİL, ADALETİ KAYBETTİM!”

“BEN ADAYLIĞI DEĞİL, ADALETİ KAYBETTİM!”

Çorum Yaşam Genel Yayın Yönetmeni Duran ATAK, Ak Parti kurucuları arasında yer alan ve 2018 yılında Osmancık Belediye Başkan aday adayı olan Salih Osman Fındık ile özel röportaj yaptı. Fındık kuruluşundan bu güne değerlendirmede bulundu.

SİYASET      30 Ekim 2026 - 11:15     0

“BEN ADAYLIĞI DEĞİL, ADALETİ KAYBETTİM!”

Çorum Yaşam Genel Yayın Yönetmeni Duran ATAK, Ak Parti kurucuları arasında yer alan ve 2018 yılında Osmancık Belediye Başkan aday adayı olan Salih Osman Fındık ile özel röportaj yaptı. Fındık kuruluşundan bu güne değerlendirmede bulundu.
İşte O Röportaj;
Duran ATAK : Sayın Fındık Ak parti?

Salih Osman Fındık: “AK Parti’nin büyüklüğü makam sahiplerinin gücüyle değil, Hakk’a ve halka gösterdiği sadakatle ölçülür.”
2018 yılında, 31 Mart 2019 yerel seçimleri öncesinde AK Parti’den Çorum Osmancık Belediye Başkanlığına aday adayı olan Salih Osman Fındık, aradan geçen yılların ardından aday belirleme süreçlerine ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
Parti genel merkezinin AR-GE Başkanlığı tarafından gerçekleştirildiğini belirttiği kamuoyu araştırmalarının sonuçlarının resmî olarak elinde bulunduğunu söyleyen Fındık, o dönem yaşadıklarının şahsi bir adaylık meselesinin çok ötesinde olduğunu ifade etti.

Duran ATAK : Sayın Fındık, 2018 yılında AK Parti’den Osmancık Belediye Başkanlığına aday adayı oldunuz. Ancak aday gösterilmediniz. Aradan bunca yıl geçmesine rağmen bu konuyu gündeme getirmenizin sebebi nedir?

Salih Osman Fındık: Öncelikle şu hususun altını çizmek istiyorum. Benim meselem hiçbir zaman belediye başkanı olamamak olmadı. Allah şahittir ki ne bir makamın ne de bir koltuğun peşindeyim.
Benim meselem adalettir. Benim meselem, bugün bana yapıldığını düşündüğüm haksızlığın yarın başka bir dava arkadaşımıza, başka bir Anadolu evladına yapılmasının önüne geçmektir.
Biz bu hareketin içerisinde makam için bulunmadık. İnandığımız değerler, milletimiz ve ülkemizin geleceği için bulunduk.
Fakat bugün dönüp baktığımda, yıllarca savunduğumuz ilkelerle karşılaştığımız siyasi uygulamalar arasında ciddi bir mesafe oluştuğunu görüyorum.

Duran ATAK : Aday belirleme sürecinde kamuoyu araştırmalarının dikkate alınmadığını söylüyorsunuz. Elinizde bunu destekleyen belgeler var mı?

Salih Osman Fındık: Evet. AK Parti Genel Merkez AR-GE Başkanlığı tarafından yaptırılan kamuoyu araştırmalarına ilişkin resmî sonuçlar elimde bulunmaktadır.
Ben şimdi kamuoyu önünde son derece basit bir soru soruyorum:
Madem halkın kanaatini dikkate almayacaksınız, neden kamuoyu araştırması yaptırıyorsunuz?
Madem milletin iradesini esas almayacaksınız, neden meydanlarda millet iradesinin her şeyin üzerinde olduğunu söylüyorsunuz?
Bir siyasi partinin aday belirleme yetkisi elbette kendi yetkili kurullarına aittir. Buna itiraz etmiyorum. Ancak milletin kanaatinin ne ölçüde dikkate alındığını sorgulamak da bizim hakkımızdır.
Ben elimdeki araştırma sonuçlarıyla alınan adaylık kararının hangi ölçütlerle verildiğinin açıklanmasını istiyorum.

Duran ATAK: Adayların belirlenmesinde başka ilişkilerin etkili olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Salih Osman Fındık: Asıl üzerinde durulması gereken konu budur.
Bugün yalnızca Osmancık için değil, Türkiye genelindeki yerel siyaset bakımından da sorulması gereken çok ciddi sorular olduğunu düşünüyorum.
Bir belediye başkan adayı belirlenirken öncelik nedir? Halkın tercihi mi, adayın liyakati mi, hizmet anlayışı mı?
Yoksa yerel güç odaklarının ilişkileri, siyasi pazarlıklar ve ekonomik beklentiler mi?
İmar kararları, belediye ihaleleri, komisyon üyelikleri ve yerel ekonomik menfaatler üzerinde kimlerin etkili olmak istediği neden açıkça sorgulanmasın?
Ben herhangi bir şahsı delilsiz biçimde suçlamak istemiyorum. Ancak bu alanlarda çıkar ilişkileri kurulup kurulmadığının, aday belirleme süreçlerini etkileyip etkilemediğinin şeffaf biçimde incelenmesini istemek en doğal hakkımızdır.
Eğer ortada hiçbir yanlışlık yoksa şeffaflıktan neden korkulsun?

Duran ATAK: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın söylemleriyle yereldeki uygulamalar arasında bir çelişki mi görüyorsunuz?

Salih Osman Fındık: Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın millet iradesine verdiği önemi yıllarca kendi açıklamalarından dinledik.
Biz de bu açıklamalara inandık, güvendik, itimat ettik.
Ancak benim yaşadığım adaylık süreci, bu söylemlerin yerel teşkilatlarda her zaman aynı karşılığı bulup bulmadığını sorgulamama neden oldu.
Burada önemli bir ayrım yapmak istiyorum.
Genel başkanın söylediğiyle yerel teşkilatın yaptığı birbirinden farklıysa, bunun hesabını kim soracak?
Ankara’da adalet konuşulurken Anadolu’da adaletsizlik yaşandığı iddia ediliyorsa, bu iddiayı kim araştıracak?
Halkın iradesi yalnızca sandık kurulduğunda mı kıymetlidir? Aday belirlenirken halkın iradesinin hiçbir ağırlığı olmayacak mı?

Ben bugün bunları soruyorum.

Duran ATAK: AK Parti için “Zafer zafer küçülen bir parti” ifadesini kullanıyorsunuz. Bununla neyi kastediyorsunuz?

Salih Osman Fındık: Bir siyasi hareketin büyüklüğü yalnızca kazandığı seçimlerle ölçülemez.
Asıl mesele o hareketin hangi ahlaki ve manevi değerleri koruyabildiğidir.
Ben AK Parti’nin son 25 yıllık serüvenine baktığımda, seçim zaferleriyle siyasi iktidarını uzun yıllar korumuş ama kuruluş dönemindeki bazı değerlerinden uzaklaştığını düşündüğüm bir yapı görüyorum.
Bir zamanlar gariban Anadolu insanının umudu olarak görülen bir hareketin, bugün kendi içerisinden yükselen adalet taleplerini ne kadar duyabildiğini sorguluyorum.
Bir siyasi hareket seçim kazanırken gönülleri kaybediyorsa, orada düşünülmesi gereken ciddi bir mesele vardır.
AK Parti’nin büyüklüğü Hakk’a ve halka olan sadakatiyle ölçülmelidir.
Hakk’ın rızasını gözetmeyen, halkın sesini duymayan hiçbir siyasi anlayış yalnızca makam ve iktidar gücüyle kalıcı olamaz.

Duran ATAK: Bu açıklamalarınız bir siyasi hesaplaşmanın başlangıcı olarak yorumlanabilir mi?

Salih Osman Fındık: Ben kimseyle şahsi hesaplaşma içerisinde değilim.
Ne bir belediye başkanından intikam almak istiyorum ne de geçmişte bana adaylık vermeyen insanlardan bir makam talebim var.
Benim istediğim çok açık: Adalet.
Dün bana yapılanın yanlış olduğunu düşünüyorsam bugün başkasına yapıldığında da yanlış olduğunu söylemek zorundayım.
Çünkü adalet yalnızca kendimiz için istediğimizde adalet olmaktan çıkar.
Ben kendi hakkımı savunurken başka insanların hakkını da savunmak istiyorum.
Bu hareketin içerisinde yıllarını, emeğini, gençliğini ve inancını ortaya koymuş insanlar var.
Onların emeğinin birtakım kapalı kapılar ardındaki hesaplara kurban edilmediğinden emin olmamız gerekiyor.

Duran ATAK: Peki bugün AK Parti Genel Merkezi’nden beklentiniz nedir?

Salih Osman Fındık: Ben Sayın Cumhurbaşkanımıza ve AK Parti’nin yetkili organlarına açık bir çağrıda bulunuyorum.
2018 yılında başlayan ve 2019 yerel seçimleriyle sonuçlanan aday belirleme süreçlerinin hangi esaslara göre yürütüldüğünü kamuoyuna açıklayın.
Kamuoyu araştırmalarının aday belirleme kararlarında ne kadar etkili olduğunu ortaya koyun.
Teşkilatların, milletvekillerinin ve yerel siyasi aktörlerin aday belirleme süreçlerindeki etkilerinin sınırlarını netleştirin.
Belediyeleri, imar kararlarını ve ihale süreçlerini siyasi nüfuz veya şahsi menfaat aracı olarak kullanmaya dönük her türlü girişime karşı şeffaf denetim mekanizmaları kurun.
Ben yalnızca kendi dosyam için değil, bundan sonraki bütün aday adayları için açık, adil ve hesap verebilir bir sistem istiyorum.
Çünkü bir siyasi parti önce kendi içerisinde adaleti tesis edebilmelidir ki millete adalet vaat edebilsin.

Duran ATAK: Son olarak kamuoyuna ne söylemek istersiniz?

Salih Osman Fındık: Ben bugün bir kırgınlığın değil, bir vicdan muhasebesinin içerisindeyim.
Siyasette yenilmek mümkündür. Aday gösterilmemek mümkündür. Halkın teveccühünü kazanamamak mümkündür.
Bunların hepsi demokratik hayatın doğal sonuçlarıdır.
Ancak insanı asıl yaralayan, adil bir değerlendirmeye tabi tutulmadığına inanmasıdır.
Benim itirazım buna.
Yıllarca Hakk’ı, hukuku, adaleti ve millet iradesini savunan insanların, aynı değerleri önce kendi siyasi hareketlerinin içerisinde yaşatması gerektiğine inanıyorum.
Benim davam bir koltuk davası değildir.
Benim davam bir belediye binasının kapısına ismimi yazdırmak değildir.
Benim davam, o kapıdan içeri giren her vatandaşın eşit, adil ve onurlu bir muamele görmesidir.
Bugün susarsak yarın aynı haksızlığa başka insanlar uğrayabilir.

İşte bu yüzden konuşuyorum.
Hiç kimseye düşman değilim. Hiç kimseden makam istemiyorum. Ama kimsenin de millet adına kullanılan yetkileri sorgulanamaz bir ayrıcalık olarak görmesini kabul etmiyorum.

Ve son sözüm şudur:
“Bir siyasi hareketin gerçek yenilgisi sandıkta kaybetmesi değil, kendi vicdanında adaleti kaybetmesidir. Biz seçim kaybetmekten değil, Hakk’ın ve halkın huzurunda mahcup olmaktan korkmalıyız.”

Salih Osman Fındık
2019 Yerel Seçimleri AK Parti Osmancık Belediye Başkan Aday Adayı

YORUM EKLEYİN

X

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.

X

Habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

GÜNÜN MANŞETLERİ

FOTO GALERİ